Hodan Yağı Nedir ve Cilde Faydaları Nelerdir?

  • 08 Mart 2017
  • 99 kez görüntülendi.
Hodan Yağı Nedir ve Cilde Faydaları Nelerdir?
Reklam

Hodan Yağının Cilde Faydaları

Hodan yağı çok az bilinen fakat cilt sağlığı için çok önemli bir yağdır. Hodan yağı deriyi nemlendirmekle kalmaz kuruluğunu giderip ciltteki nem dengesini korur. Hasarlı bir cildi hodan yağı ile onaracağınız gibi egzama gibi kronik cilt hastalarını rahatlatıcı bir yağdır.

Hodan Yağı Nedir?

Hodan yıldız çiçeği diye bilene yabani bir çiçektir.  46 cm uzunluğunda büyük bir bitkidir. Yıldız şeklinde mavi renkli parlak çiçekleri vardır. Dünyanın her yerinde doğada bulunurlar. 1500 yıldan beri kullanılan ünlü bir bitkidir. Roma tarihçileri hodan faydaları hakkında yazı yazmış ve orta çağda da tıbbı tedaviler için kullanılan çayların içine hodan koyulmuştur.

Günümüzde hodan bitkisi çiçekleri, yaprakları ya da gövdesi için değil, çekirdeklerinde bulunan çok kıymetli hodan yağı için ekilip yetiştirilmektedir. Kıymetli olmasının sebebi içerinde %24 oranında bulunan ‘’gamma-linolenik asit (GLA)’’ denilen yağ asidinin bulunmasıdır.

Hodan Yağının Harici ve Dâhili Kullanımı

Hodan yağının ağız yolu ile alınması ciltteki PG1 seviyesini arttırdığından kronik cilt problemlerini bastırdığı tespit edilmiştir. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalar, yağ asitlerinin dengesizliğinden kaynaklı deri rahatsızlıklarının tedavisinde etkili olduğu görülmüştür.

Deri hastalığı olan hayvanların yemlerine katılan hodan yağı ile de cildin tedavi olduğu tespit edilmiştir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda da yani besinlere katılan hodan yağı ile benzer sonuçlar alınmıştır. Yani ağız yoluyla alınan hodan yağının cilde faydalı olduğu gibi deriye sürülen hodan yağının da derideki çeşitli bozukluklara pozitif etkilerinin olduğu ve tespit edilmiştir.

Bir çalışmada hodan yağını içeriklerinde bulunduran cilt kremlerinin kuru ya da hasarlı ciltler üzerindeki etkilerini incelemiştir. Yirmi yetişkin kuru veya pullu cilde sahip olan sağlıklı bireylere on beş gün boyunca testler yapılmıştır. Sonuç olarak hodan yağını içeriklerinde bulunduran kremlerin hem kuru ciltlerde hem de yüzeysel olarak hasarlı ciltlerde nemin ve yumuşaklığın sağlanmasında daha etkili olduklarını kanıtlamıştır.  Hodan yağının kronik olan kuru ciltlerde olsun, çevresel faktörler sonucunda hasar görmüş ciltlerde olsun, erişkin bireylerin derilerinde hücreler arası nem duvarını korumada önemli bir rol aldığı tespit edilmiştir.

Hodan Yağının Bebeklerde Kullanımı;

Haricen uygulanması ile ilgili en güçlü kanıtlardan bir tanesi, “cradle cap” (beşik şapkası) da denen ve genelde bebeklerde görülen infantil sebore dermatit hastalığına ciddi şekilde yakalanmış bebeklerin kırk sekizi üzerinde yapılmış klinik çalışmalarda hodan yağının faydaları fazlasıyla görülmüştür.

Bu bebek hastalığı yüzde, koltuk altında, kasıklarda, kafa derisinde, göz kapaklarında ve göğüste oluşan pulcuklar ve kabuklar ile bilinir. Bu hastalığa yakalanan bebeklere günde iki kere hodan yağı ile masaj yaparak hastalıklı bölgeye uygulanır ve hastalık en fazla iki hafta içerisinde geçer. Bu tedavide sadece hodan yağının uygulandığı bölgelerde değil uygulanmadığı diğer bölgelerde de pozitif gelişmeler görülür. Bu sonuç hodan yağının deriden etkili bir biçimde emildiğini ve vücudun diğer kısımlarında da etkili olduğu görülmüştür. Tedaviye devam edilmezse, bir hafta içinde belirtiler tekrar ortaya çıkacaktır. Bebek yedi aylık olana kadar tedaviye devam edilirse hastalık kendini tekrarlamaz.

Uzmanların aktardığına göre yeni doğan bebeklerde D6D enzim sistemi yeterince gelişmemiştir. Bu yüzden de bebeklerde “beşik şapkası” (cradle cap) rahatsızlığının ortaya çıkmasını tetiklemektedirler. Hodan yağı bebeğin enzim sistemi toparlanana kadar bazı enzimleri almasına ve böylece hastalığı atlatmasına yardımcı olmaktadır.

Hodan Yağının Biyokimyasal Özellikleri;

İnsan vücudu doğal olarak gamma-linolenik asit üretebilme kapasitesine sahiptir. Fakat vücudun bu asiti üretebilmesi için, başlangıç maddesi olan linolenik asite ihtiyacı vardır ve insan vücudu bunu üretmez. Bu yüzden de bu temel yağ asidi günlük gıdalar ile dışarıdan almalıdır. Çok iyi ki tüm yenilebilir bitkisel yağlarda bu asitten yeterince ve bol miktarda vardır.

Linoleik asit mideye girdiğinde Delta -6- Desaturase (D6D) denilen ve LA’yı GLA’ya çeviren bir enzim ile etkileşime geçer. Böylece günlük ihtiyacımız olan GLA’yı edinmiş oluruz. Burada D6D’nin önemi büyüktür zira bu enzim olmadan ne kadar linoleik asit alırsak alalım, yeterli GLA’ya sahip olamayız. GLA daha sonra biyokimyasal bazı adımlar neticesinde prostaglandin 1 denilen (PG1) ve çok önemli olan bir bileşime dönüştürülür. İşte prostaglandin 1, sağlıklı bir cilde sahip olabilmek için temel moleküldür. PG1 deriyi yaralanmalardan ve hasarlardan korur, su kaybını telafi etmede etkilidir ve deride oluşabilecek olumsuzluklara karşı direnç arttırır.

Tembel enzim olarak bilinen D6D işini çok yavaş yaptığı içindir. Egzama, sedef hastalığı gibi deri rahatsızlıklarına sahip olan insanlarda linoleik asidin fazlalığı ile aynı anda gamma-linoleik asidin azlığı görülür. Bu durum D6D enziminin faaliyetlerindeki azalmanın çok güçlü bir belirtisidir. Sonuç olarak böyle bireylerde PG1 sentezinin azalmasından kaynaklı kuru cilt ve transepidermal su kaybı görülebilir. Bu noktada hodan yağının gamma-linoleik asit bakımından zengin içeriği ortaya çıkar. Hem besin olarak alındığında hem de haricen deriye uygulandığında, çalışmayan ya da bozulmuş D6D enzimine ihtiyaç duymadan vücuda doğrudan GLA sağlar ve normal seviyelerde PG1 üretilmesini sağlar

Sonuç olarak, hem insanlar hem hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda elde edilen pek çok kanıt hodan yağının deri dokusunun iyi yönde gelişmesinde, görünümünün iyileşmesinde önemli etkilerinin olduğunu göstermektedir.

Klinik olarak hodan yağı deri rahatsızlıklarını tedavi eden ve cilt hastalıkları ile iniltili iltihaplanmaları azaltan çok etkili bir araçtır. Günlük kullanımda da derinin kuruluğu, kızarıklığı ve kuru ciltten kaynaklı nem kaybını tedavi etmede çok etkili olduğu görülmüştür.

Hodan yağı hem oral yolla hem de haricen kullanılması halinde deri dokusunu yumuşattığı ve cilt nemini dengelediği kanıtlanmıştır.

Bir önceki yazımız olan Zeytinyağı Sabununun Cilde ve Saça Faydaları başlıklı yazımız Doğal zeytinyağlı sabun nasıl üretilir? ve Zeytinyağlı sabunun saç bakımındaki önemi hakkında bilgiler verilmektedir.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ