Kapat

İLİŞKİ AYARINI BİR TÜRLÜ TUTTURAMAYANLAR İÇİN

Anasayfa
AŞK VE İLİŞKİLER İLİŞKİ AYARINI BİR TÜRLÜ TUTTURAMAYANLAR İÇİN

Yeni bir yıla merhaba demekle birlikte, yeni aşklar, yeni heyecanlar aramaya bunların hayalini kurmaya başladık. Ya da zaten bitmiş olan bir ilişkinin devam etmesi için kendimizi yıpratmaya devam ediyoruz.

Ama atladığımız en önemli bir şey var. Bir ilişkinin olabilmesi için bencillikten uzak durup, karşımızdakini de düşünmek ve gerektiği yerlerde karşılıklı fedakârlıklarda bulunmak. Maalesef son zamanlarda ilişkiler ya çıkar üzerine ya da heyecanlar üzerine kurulduğu için ilişkiler kısa vadeli sürüyor ve boşanma oranları artıyor.

Hayatınızda birini istemekten çok hayatınıza renk katacak sizi sizinle birlikte düşünecek kişi arayışına geçmekle işe başlayabilirsiniz. “Karşımıza çıktı da biz görmedik sanki” dediğinizi duyar gibiyim. Acele etmeyin her elmanın bir yarısı olduğu gibi sizin de mutlaka sizi tamamlayacak birileri var. Ama acele ederek ya da her şeyini problem ederek ya kısmetinizi tepiyor ya da bulduğunuz doğru kişiyi kaybediyorsunuz.

Kimse kimseyi 1 haftada tanıyamaz 1 hafta içerisinde sadece fikir sahibi olursunuz. Yapılan bir davranış ya da söylenen bir sözü öncelikle doğru mu anladığınızdan emin olun. Daha sonra karar aşamasına geçin ama ilk yapmanız gereken şey önyargılarınızdan kurtulmak. 5 parmağın 5’i bir olmadığı gibi, hiçbir insan birbirinin aynısı da olamaz.

Değiştirmeye çalışmayın, olduğu gibi kabul edin. Tabi ki hatasız insan yoktur. Mutlaka ufak ya da büyük kusurları olacaktır.  Tabi göz yummanızı da istemiyoruz. Ne boğacak kadar sıklıkla dile getirin ne de hiç yokmuş gibi davranın. Yapmanız gereken belirli zamanlarda yeri geldiğinde eksiklerini, hatalarını, yanlışlarını yüzüne vurur gibi değil anlamasını ve rahatsız olduğunuzu dile getirecek şekilde ifade edin.

Unutmayın anlamak çok önemli. Bir ilişki de onu ne kadar anladığınız kendinizi ne kadar iyi ifade ettiğiniz çok önemlidir. Anlamaya çalışın. Mesela yolunda gitmeyen bir şeyler varsa sizden uzaklaşabilir. Bunu sadece size bağlı olarak düşünmeyin, bir derdinin olup olmadığını sorun. Anlatmak istemezse de ısrarcı olmayın onun anlatmasını bekleyin.

 

Bir önceki ilişkinizde kötü şeyler yaşadınız ya da başka nedenlerden dolayı güvenemiyor musunuz?

Dedektif gibi arayışa çıkmayın, o evde yokken laptopunu karıştırarak, ya da uyurken telefonunu karıştırarak, facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya hesaplarını didik didik arayarak kendinize ve partnerinize kötülük yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Her yalanın açığa çıkmasının elbette bir zamanı vardır. Bekleyin.

Şüpheleriniz var ve aldatıldığınızı düşünüyorsanız, içinizi rahatlatmak ya da gerçeği öğrenmek adına yapılan arayışlardan bahsetmiyoruz. Ortada hiçbir neden yokken “Bir bakayım ne yapmış” “Bir şerler karıştırıyor mu?” gibi düşüncelerinizden kaynaklı arayışlara girmemenizden söz ediyoruz.

Yalan. Asla yalan söylemeyin ve yalana tahammülünüz olmadığını da her fırsatta açıkça belirtin. Yalan bir ilişkiyi yıpratan en büyük etkenlerden bir tanesidir. Size kızacağınızı da bilseniz doğruyu söyleyin. Ve sizin kızacağınızı da bilse doğru söylemesine teşvik edin. Size yapılan sürprizler için ya da sizin yapacağınız sürprizler için söylenen yalanlar oldukça masum pembe yalanlardır. Bunlara göz yumabilirsiniz.

Dikkatle dinlemek, eğer onu dikkatli dinler, sorunlarına çözüm getirmeye çalışırsanız ilişkinizin temelini atmışsınız demektir. Bir hayatı paylaşmak kolaydır ama 2 hayatı paylaşmak hiç de kolay değildir. Bir sorunu olduğunda size gelmeli, sizinle çözümler üretmelidir. Ya da sizin bir sorununuz olduğunda sizin partnerinize gidip ona derdinizi anlatarak ortak çözüm aramalısınız.

Her zaman alaycı ya da her zaman ciddi olamazsınız. Yerine göre davranmayı öğrenmelisiniz. Siz iyiyken o kötü olabilir. Sinirlenmek ya da homurdanmak yerine destek olmalı onun iyi olması için uğraşmalısınız.

Bu önerilerimizi dikkate aldığınızda uzun vadeli ve mutlu bir ilişkinin kapısını aralamaktan daha fazlasını yapmış olursunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir