Midilli (Lesvos-Lesbos) Adası’na Nasıl Gidilir ? Gezilecek Yerleri

  • 31 Mayıs 2017
  • 116 kez görüntülendi.
Midilli (Lesvos-Lesbos) Adası’na Nasıl Gidilir ? Gezilecek Yerleri
Reklam

Midilli Lesvos Adasının Gezilecek Yerleri , Resimleri , Özellikleri , Tarihçesi ve Nasıl gidileceğini Sizler için biraraya topladık.

Ege denizinin kuzeydoğusunda bulunur. Yunanistan’a ait dağlık bir adadır.Aslında Yunanistan’dan ziyade Türkiye’nin Ayvalık ilçesi ile Burhaniye ilçesine daha yakındır.Girit Adası ve Eğriboz Adasından sonra gelen Yunanistan’ın 3. büyük adasıdır.1630 metrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir. Sahil uzunluğu ise 370 kilometredir.Midilli adasının nüfusu ise yaklaşık olarak 86.000 civarıdır.Ve ada üçgen şeklini andırır.

Bu adanın aslında adı Lesvos’tur. Diğer bir ifadeyle Lesbos da denilebilir. Fakat halk arasında Midilli Adası olarak bilinir. ‘Lezbiyen’ sözcüğünün etimolojik kökeninin bu adadan çıktığı söylenmektedir.Meşhur lezbiyen Yunan şair Sappho, Lesvos doğumludur ve 1800’li yıllardan beri Lesvos’lu anlamına gelen lezbiyen, kadın eşcinsel anlamında kullanılır.

Midilli adası 2 büyük körfeze sahiptir.Bu körfezler Yera (Geras) körfezi ve Kalonya (Kallonis) körfezidir. Bunun dışında birçok koyları bulunmaktadır.Midilli adası dağlık bir adadır ve en yüksek dağları Lepetimnos ,Olymbos, Psilokoudouno dağlarıdır. En bilinen ovaları Ippion, Kalonya (Kalloni),Herse (Eressos) , Perama ‘dır. Midilli Adası’nın batı tarafı bitki örtüsü bakımından fakirken doğu tarafı zeytin ve çam ağaçlarıyla bezenmiştir. Ada zeytin ağaçları bakımından zengin olmakla birlikte bunun yanında çam, köknar, kestane, çınar, kayın ağaçları gibi ağaçlar da bulunmaktadır.

Midilli adasının ekonomisi en başta zeytin ve zeytinyağı üretimine yani tarıma dayalıdır.Bunun yanında balıkçılık ve hayvancılık da yapılmaktadır. Midilli adasının ovalarında ise zeytin, tütün ve tahıl üretimi yapılmaktadır.Yunanistan’ın yerel içkisi Uzo’nun başkenti de bu adadır.Ada nüfusunun bir kesimi ise turizm faaliyetleri ile ilgilenmektedir.

 

Midilli adasındaki karayolu ulaşımı özellikle Midilli çevresinde gelişmiştir.Adanın tek bir havaalanı vardır ve bu havaalanı Midilli merkezinin 8 kilometre güneydoğusunda yer alır. Atina’dan günde 5 kez, Limni’den haftada bir kaç defa ,Selanik’ten ise günde 1 kez seferler yapılır.Ayvalık’tan Midilli Adası’na yolculuk yaklaşık 1.5 saat sürmektedir. Selanik, Limni, Rodos, Volos, Sisam, Rafina, Dedeağaç ve Eğriboz’un kuzeydoğusundda bulunan Kymi kasabasından da haftanın bazı günlerinde deniz yolu ile seferler yapılmaktadır. Türkiye’nin Ayvalık, Dikili ve Akçay merkezleri ile de yaz ayları düzenli feribot seferleri düzenlenmektedir.

Midilli adası 13 belediyeye sahiptir. Bozbaba ve Limni adaları ile birlikte 2 154 km² yüzölçüm ve 115 000 nüfuslu Lesvos yönetim birimini oluştururlar.

Midilli adası son derece geniş ve zengin bir tarihe sahiptir.Bununla birlikte birçok antik yapılar da mevcuttur.Midilli tiyatrosu, Roma su kemeri, Menandros’un güldürülerini betimleyen mozaikler bu yapılardan bazılarıdır.

Midilli Lesvos  Adası Tarihçesi

Midilli adasının tarihi MÖ. 3000’li yıllara kadar dayanır.Mitolojiye göre adanın ilk sahipleri Pelasgos’lar ve Midilli’nin ismi ise Pelasgiya’dır. Tarih öncesi dönem boyunca Aiolis, Makaria, Lassia, Aithiopi gibi farklı isimler almıştır. Bugünkü ”Lesvos” ismini ise Teselya’lı kahraman Lapithos’un oğlu Lesvos’tan almıştır. Arkeolojik kazılar Neolitik dönemden beri adada insanların yaşadıklarını göstermektedir.M.Ö 1393 – 1184 arasında adayı Akalılar ele geçirmiş olup daha sonrasında ise adayı Aioller ele geçirmiştir. Aioller adayı ele geçirdikten bir süre sonra adanın yerli sakinleriyle kaynaşarak kendi kültürlerini Aioller arasında da yaymışlardır.Bu gelişmeler doğrultusunda da Midilli adası Doğu Ege Uygarlığı’nın önemli bir merkezi haline gelmiştir.Adada ticari faaliyetler gelişmiş ve dışarıya açılma faaliyetleriyle de önemli bir kültürel gelişim göstermiştir.

MÖ. 88 yılında Midilli adası Romalıarın eline geçmiştir. MÖ 62 yılından MS. 70 yılına kadar kısmi özerk bir yönetim sürdürmüştür. Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı İmparatorluğu olarak ikiye ayrıldıktan sonra Midilli adası Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğuna ait olmuştur.Ada Bizans İmparatorluğu’na ait olduğı dönemde Araplar, Venedikliler, Katalonyalılar’ın saldırısına uğramıştır. 1354’te Midilli adası, İmparator 5. İoannis Paleologos tarafından kız kardeşi için çeyiz olarak Cenevizli Francesco Gateluza’ya verilmiştir.. 107 yıl süresince bu adayı Gateluzo ailesi yönetmişlerdir. Bu yönetim 1462 yılında Midili adasını Osmanlı Devleti’nin ele geçirmesine kadar sürmüştür.

Midilli adası bizim öz tarihimiz açısından da önemli bir yere sahiptir.Fatih sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden sonra boğazların giriş ve çıkışlarını kontrol altına almak için yakın adaları almak istemiştir.Midilli adasının ele geçirilmek istenmesinin sebebi de buydu.1457 yılında Midilli’ye ilk sefer düzenlenmiş fakat bu seferler başarısızlıkla sonuçlanınca Fatih Sultan Mehmet bizzat sefere çıkmıştır.Bunun üzerine Midilli adası 1462 tarihinde Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir.Midilli adası Türkler’in eline geçtiği ilk dönemlerde pek iyi günler geçirmedi.Fakat 19. yüzyılda ticaret ve endüstride yaşanan güzel gelişmeler ekonominin canlanmasına ve güçlü, zengin bir burjuva sınıfının doğmasına neden olmuştur.

Yunanistan’ın ortaya çıktıkları ilk zamanlardan beri, Osmanlı’nın aleyhine genişleme politikasının gereği ele geçirmeyi planladıkları ilk yerlerden birisi Midilli adasıydı. 1912 yılında baş gösteren Balkan savaşları sırasında 1913 tarihinin ocak ayında Yunanlılar, Midilli’i işgal etti.Balkan Savaşları’ndan sonra 30 Mayıs 1913 tarihinde imzalanan Londra Antlaşması ile Midilli adası tamamen Yunanlılara bırakılmıştır.Adanın Yunanlılara geçmesinden sonra Yunanlılar burada etnik temizliğe başlamış baskı uygulamaya devam etmesiyle birçok Türk tüm bu olanlara dayanamayarak Midilli’den göç etmiştir.Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında pek fazla ilgi gösterilmeyen dışarıda yaşayan Türkler, Kurtuluş savaşından hemen sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından gündeme alınmış ve Lozan Barış Anlaşması ile Balkanlarda ve adalarda yaşayan Türkler, Anadolu’da kalan Rumlarla değiştirmiştir.

 

 Midilli Adası’nın Görülmesi Gereken Yerleri ve Yaşanması Gereken Kültürel Etkinlikleri

Papalina Şöleni

Plomari’da kutlanan , UNESCO Yunan Milli Komisyonu himayesinde yapılan , Lesvos geleneksel mezeleri ile Uzo şöleni.

Lisvori’de kutlanan anason şöleni

Panagiouda’daki balıkçılar şöleni

Keramia’da “Althea” derneğinin düzenlediği etkinlikler

Kalloni stadyumunda gerçekleştirilen konserler

Vasilika Belediyesinin kültürel etkinlikleri ve Stavros derneği halk gösterileri

Lafiona’da düzenlenen Agia Paraskevi panayırı ile Anaksos’taki Agios Panteleimon panayırı.

Beach partiler

Amali’de müzik ve dans ile kutlanan Profitis İlias panayırı

Midilli adası tarihten bu yana önemli şahsiyetlere ev sahipliği yapmış bir yerdir. Örneğin, Odiseas’ın yanı sıra; Sappho, Barbaros Hayrettin Paşa, Namık Kemal gibi tarihe nam salmış birçok kişiye de ev sahipliği yapmıştır.Bunların yanında ek bilgi verecek olursak Osmanlı Devleti’nin en ünlü Türk denizcilerinden biri olan Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa 1478 yılında Midilli’de doğmuştur.

Midilli adası Akdeniz mutfağına en iyi anlatan yemek kültürlerinden biridir.Zeytinyağı üretimi fazlaca yapılan bir yer olup üretilen zeytinyağları oldukça kalitelidir.Yemeklerin hemen hemen hepsinde yağ olarak zeytinyağı kullanılır.Adanın tatlıları oldukça meşhurdur.Özellikle bademli tereyağlı baklavası enfestir.Bunun yanında badem ezmesi, helvaları, reçelleri de mutlaka tadılması gereken ürünleridir.Ayrıca Uzo dünyadaki içki kültürünün başlangıcı olup anavatanı Midilli’dir.İçkiye düşkün olanlar bu nedenle uzonun tadına bakmalıdır.Lesvos Şarabı” ile Kalloni’nin “Pirreos İnos” gibi şarapları antik çağda da ünlüydü. Lesvos günümüzde “Methimneos” şarabı ile bilinir.Özellikle tuzlanmış balık ürünleri ve mezeleri çok meşhurdur.Bu nedenle Midilli’ye gidenler mutlaka uzo eşliğinde balık ve mezelerinin tadına varmalıdır.Bunun yanında geleneksel tarçınlı kremalı börekten yenilmeden Midilli’den dönülmemelidir.Bunların dışında Midilli Adası’nda gidilirse bir gün tavernaya gitmeden, o güzel eğlenceyi yaşamadan, eşsiz deniz mahsüllerinin tadına varmadan orası terkedilmemelidir. Bu arada gece hayatı da oldukça hareketlidir.

Sonuç olarak görülüyor ki mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerden biridir.Mükemmel bir tarih ve kültüre, eşsiz lezzetlere sahip olağanüstü bir yerdir.Yalnız ada çok büyük olduğu için bir günde tamamlayamayacağınız için gitmişken mutlaka en azından 1 hafta kalınmalıdır. Tatil için yer arıyorsanız listenizin başına Midilli Adası’nı koyabilirsiniz.

 

Bir önceki yazımız olan Datça ’nın Gezilecek Yerleri , Plaj Ve Koyları başlıklı yazımızı okumanızı öneririz.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ